Kategoriler: Gemide Yaşam

Gemi Korsanlığı

Günümüz deniz ticaretinin korkulu rüyası haline gelmiş olan gemi korsanlığı hakkında aslında çok fazla bilinmeyen şey var. Korsanlık yapmaya müsait, benzer ticari güçte olan ve konum olarak da korsanlık için avantajlı yerler varken neden hep Somali?İşin sadece ekonomik boyutunu aşan durumlar söz konusu.

Gemi Korsanlığı Nedir?

İsterseniz bu konuda Uluslararası Denizcilik Organizasyonunun korsanlık tanımını nasıl yaptığını öğrenelim. Denizde korsanlık için herhangi bir ülkenin yasal sınırları içinde kalan kalmayan tüm gemilere, hava taşıtlarına, mülkiyetlere ve sivillere karşı deniz ve/veya hava güçleri tarafından uygulanan herhangi bir kasıtlı saldırı, alıkoyma ve/veya yağmalama eylemi olarak tanımlamıştır.

Özellikle eğlence dünyası, edebiyat akımları ve sanatın da katkısı ile insan zihninde oluşturulan korsanlık tanımı ile gerçek hayattaki arasında çok büyük farklar olduğunu görebiliyoruz. Örneğin korsan kelimesinin insanlarda ilk olarak çağrıştırdığı şey, Hollywood’ta ödüller alan proje alan ve serileri de çekilen Karayip Korsanları filmleri olmuştur.

Edebiyat dünyasındaki korsanlık etkisi ise Peter Pan ve Define Adası gibi fantastik kurguların, insanların korsanlığa bakış açısındaki düşüncelerini etkilemişlerdir. Oysa gerçek hayatta denizcilerin ticari seyirlerde karşılaştıkları korsanlar, Hollywood filmlerindekiler ile pek fazla uyuşmamaktadır. Bu konuda benim gördüğüm gerçekçi olan tek yapıt baş rolünde Tom Hanks’in yer aldığı Captain Philips isimli filmdi.

İlk Gemi Korsanlığı

Tarihteki ilk korsanlık faaliyetleri araştırıldığı zaman karşımıza yine medeniyetlerin beşiği dediğimiz Anadolu çıkmaktadır. Korsanlık faaliyetleri kapsamında Akdenizde ilk olarak Kıbrıs’ın etkilendiği görülmektedir. M.Ö. 14. Yüzyıla uzanan bu hikayenin de korsanlık rolünü Lukkanların yaptığı bildirilmektedir.

O dönemde Anadolu topraklarında birçok yerde bu yağmalama hareketini sergileyen Lukkanlar, sadece Hititler ile bir anlaşma yapmışlardır. Böylelikle Hititler Lukkanlara karışmayacak, bunun karşılığında kendi denizcilik faaliyetleri emniyetli şekilde devam edecekti. Bölgeye bu kadar zararı olan Lukkanların Hititlerden çekinmesinin nedeni çok belli. Hititlerin Anadolu hakimiyeti ve bölgedeki gücü.

Aslında bir korsan ile koca uygarlık nasıl anlaşma yapabilir düşüncesine girebilirsiniz. İşte burada M.Ö. 14. Yüzyıl ile günümüz arasında bağlantı kurulabilecek bir nokta yakaladınız. Gemilere korsanlık yapan kişilerle devletler arasında yapılmış bir anlaşma olması durumunda karşımıza “İzinli Korsanlık” tanımı çıkıyor ve işler sanki karışmaya başlıyor.

İzinli Gemi Korsanlığı Nedir?

Korsan sözcüğü denizde gemi, insan ve eşya el koymayı, yağmalamayı içeren haydutluk anlamına gelmektedir. Ancak Latincedeki cursus kavramından türeyen ve Türkçeye korsan olarak geçen corsair kavramını, haydutluk anlamına gelmemektedir. Yani her korsan dediğimiz topluluk aslında hırsız, düzenbaz, haydut değildir.

Corsair, egemen olan güç tarafından belirli amaçları resmi olmayan yollarla tamamlanmasını sağlayan bir tür deniz görevidir. İzinli korsanlık olarak ifade edilen bu görevin İngilizcedeki karşılığı privateering kavramıdır. Buccaneer kavramı da izinli korsanlar için kullanılan başka bir terimdir.

Akdeniz’de de tarih boyunca yaşanan karmaşaların ana kaynaklarından biri de izinli korsanlık sorunudur. Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’de izinli korsanların yağmalarına göz yumması Akdeniz’deki ticareti olumsuz etkilemiştir. Barbaros Hayrettin Paşa’nın da aslında korsanlıktan Osmanlı Donanmasına katıldığı bilinmektedir. O zamanki lakabının da kızılsakal olduğu bilinmektedir.

Osmanlıda Gemi Korsanlığı

Yazımızın girişinde de belirtmiştik. Korsanlık faaliyetlerini, denizcilik ile ilgisi olmayan kişiler sadece Hollywood filmlerinden tanıyorlar. Karayip Korsanları filminin başrol karakteri olan Kaptan Jack Sparrow’un da aslında bir Türk Korsanı olduğunu söylesek şaşırır mısınız?

Bu konuda bazı araştırmalar yapıldı. Varılan sonuçlar çok dikkat çekici. Bizim Jack Sparrow olarak tanıdığımız korsan aslında Barbaros Hayrettin Paşa’nın adamlarından Yusuf Reis olduğu yönünde güçlü kanıtlar var.

Gerek geçmişi, gerek yaptıkları ve gerekse filmde kullanılan bazı kolyelerle de Jack Sparrow karakterinin Yusuf Reisten ilham alınarak oluşturulan bir karakter olduğu bilgisi basın ile paylaşıldı.

Gemi Korsanlığı Var Mı?

Gemilerde hala korsanlık yapılıyor mu sorusu, bu günlerde denizcilere sık sık sorulan bir soru olma özelliğini korumaktadır. Özellikle de Aden Körfezi, Somali denilince insanların akıllarına ilk olarak korsanlık faaliyetleri geliyor.

Peki korsanların gemi kaçırmalarındaki amaç ne olabilir? Dünya üzerinde çok daha fazla paraya muhtaç ülke varkeni ellerinde de coğrafi olarak avantaj varken denizde neden sadece Somalili korsanların isimleri geçiyor? Bu çok daha farklı bir konu ama isterseniz bunun kök nedenini inceleyelim.

Gemi Korsanlığının Kök Nedenleri

Somali halkına baktığımızda çoğunluğunu Sünni Müslimanların oluşturduğunu görüyoruz. Bu coğrafyanın olumsuzlukları neticesinde bunlardan çoğu daha iyi yaşam standartlarına ulaşabilmek için kendi ülkesini terk etmek durumunda kalmışlardır. Bu insanlardan farklı ülkelere göç etmeyenler, ülkelerindeki yoksulluk, kuraklık, siyasi belirsizlik gibi etkenlerle beraber yaşamak zorundalar. Çiftçiler gibi yerleşik hayat ile bağlantısı bulunanlar da yetersiz kaynaklara ortak olmaktadırlar.

Ülkedeki haksız fiyat eşitliği nedeni ile zengin olan çok fazla zengin, fakir olansa aşırı fakir oluyor. Orta direk olarak tarif ettiğimiz arada bulunanlar neredeyse yok. Dolayısı ile zengin ve fakir arasında gelir endeksine göre çok büyük bir fark bulunuyor.

Gemi Korsanlığı ve Somali

Afrika’nın en denize en uzun kıyısı olan ülke Somali olmasına rağmen, insanları çok geniş imkanları olan bu sahil şeridinden olması gerektiği gibi yararlanamamaktalar. Yabancı balıkçı gemileri yasadışı yollarla bölgedeki balıkçılık faaliyetlerini yapmaktadır. Ayrıca gemilerden kaynaklı zehirli ve kimyasal atıkları da yine yasadışı olarak denize atmaktadırlar. Kendilerine düzgün bir çalışma alanı bulamayan genç Somalililer ise çareyi yasadışı silahlı terör örgütlerine katılmak ve gemi korsanlığı yaparak kaçırdıkları gemilerden elde edecekleri fidyeden pay almakta buluyorlar.

Bu gemi kaçırma işi o kadar yaygınlaştı ki, arık korsanlar da bu işlem için teknolojiyi takip eder oldular .Öyle ki kaçırılacak gemilere ait koordinat ve yük bilgilerini uydudan takip edecek sistemlerle avlarını takip edip korsan saldırısını gerçekleştiriyorlar.

Somali’de yaşanan korsanlık olaylarının konumu o kadar önemli ki, dünya deniz ticaretinin en yoğun olduğu işlek deniz yolu hattı bu bölge olarak bilinmektedir. Bu bölgede iş yapan büyük süper güçlerin gemilerini korumak için aldıkları güvenlik önlemlerine rağmen, bölge tek seferde kontrol edilemeyecek kadar büyük olduğundan dolayı korsanlık faaliyetleri kolaylıkla sonlanmamaktadır.

Gemi Korsanlığı Önlemleri

Aslında bu konuda IMO çok kere sirkülerler yayınlayarak korsan saldırısı yaşanabilecek bölgeler ile ilgili denizcilere uyarılar yaptı ve halen de bu konuda çalışmalar devam etmekte. Kişisel bazda gemilerin kendilerinin alabilecekleri önlemler bulunuyor elbette. Gemiye korsan saldırısı olmasına karşı aşağıdaki güvenlik önlemleri alınmaktadır;

  • Gemi etrafına jiletli tel çekilmesi,
  • Geminin farklı noktalarından görünebilecek şekilde, gemi personeli gibi giyindirilmiş insan mankenleri,
  • Panik odası,
  • Korsan saldırısı olması muhtemel yerlerde, normalden daha fazla gözcü personeli,
  • Şüpheli bir durumda, telsiz irtibatı kurmak istemeyen tekne veya deniz aracına karşı sürekli takip ve hassasiyet,
  • Korsan saldırısı olması muhtemel bölgelere giriş öncesi iletişim cihazlarının tekrar faal şekilde çalıştığına dair test raporları,
  • Bölgede yapılacak seyrin mümkün olduğunca kıyı şeridinden uzak noktalardan yapılması,
  • Eğer imkan bulunuyorsa gemiye özel donanımlı silahlı destek birliklerinin eşlik etmesi,
  • Bölgeden geçiş esnasında askeri konvoy var ise geçişi konvoy eşliğinde tamamlamak

Yukarıda bahsettiğim gemiye yapılacak korsanlık ve haydutluk hareketlerinin önlenmesine yönelik alınacak tedbirleri başka bir yazımda detaylıca anlatmak isterim.

Sizlerin de bu konuda eklemek istediğiniz bir durum var ise, yorum kısmından bildirebilirsiniz.

Gemi Korsanlığı Bölgeleri

Korsanlık ile ilgili bu kadar bilgi paylaşmışken gemi korsan saldırıları en çok nerede yaşanır? sorusunu yanıtsız bırakmaz olmazdı. İsterseniz bölge bölge dünyanın en çok korsanlık yapılan yerlerine bakalım.

Güneydoğu Asya’da Gemi Korsanlığı

  • Bangladeş – Chittagong’ da demirli ve yanaşmış vaziyetteki gemilere saldırılar rapor    edilmiştir.
  • Hindistan – Chennai, Kandla
  • Endonezya – Adang Körfezi, Anambas açıkları / Natuna Adası, Balıkpapan, Belewan, Bontang, Gaspar / Bar / Leplia Str, Jakarta / Tg.Priok, Pulau Launt
  • Malaga Boğazı – Bölgedeki tsunami felaketinden sonra yaklaşık iki ay süreyle herhangi bir saldırı rapor edilmemiştir fakat sonrasında olaylar yeniden başlamıştır. Gemilere acil durumlar haricinde boğazın Endonezya sahillerine mecbur kalınmadıkça demirlememeleri tavsiye edilir. Kuzey Sumatra bölgesi, Aceh sahilleri, Belawan açıkları riskli bölgelerdir. Açık denizdeki saldırıların haricinde Malezya sahillerinden geçen gemilere de saldırılar düzenlenmektedir. Saldırılar özellikle korsan vardiyası tutulmayan gemilere gerçekleştirilmektedir. Bölgede saldırılardaki azalmaya rağmen gemilere korsan vardiyalarını sıkı biçimde devam ettirmeleri tavsiye olunur.Güverte üzerinde devriye yapılmalı mürettebat yakın dövüş teknikleri bilmelidir.
  • South China Sea – Gemilere seyir halinde iken saldırılar düzenleniyor.
  • Singapore Straits – Seyir halindeki gemilere pek çok botla saldırı düzenleniyor.
  • Vietnam – Ho Chi Minh City

Afrika ve Kızıl Deniz’de Gemi Korsanlığı

  • Batı Afrika – Abidjan ( Fildişi Sahilleri ), Bonny River / Lagos / Onne / Warri ( Nijerya ), Dar Es Salaam ( Tanzanya ), Douala ( Kamerun ), Tema ( Ghana ).
  • Aden Körfezi / Kızıl Deniz – Bazı yatların ateşe verildiği, yatlara ve gemilere düzenlenen pek çok saldırı rapor edilmiştir.
  • Somali Bölgesi – Somali denilince akıllara ilk olarak korsan saldırıları gelmektedir. Ülkenin kıyılarının açıklarında 2005 yılı içinde rapor edilen 35 ciddi saldırı olmuştur. Ağır silahlı ve el bombalı saldırganlar gemilere ateş açarak saldırmaktadırlar. Sahilden 400 mil açıkta bile saldırılar düzenlendiği rapor edilmiştir. Doğu ve Kuzeydoğu sahilleri en riskli bölgeler olup gemilere eğer limanlara uğramayacaklarsa bölgede en az 200 mil açıktan geçmeleri tavsiye edilir.

Güney-Orta Amerika ve Karayipler’de Gemi Korsanlığı

  • Haiti – Port Au Prince
  • Jamaica – Kingston
  • Peru – Callao

Tüm bu bölgelerden ayrı olarak Irak – Basra yakıt terminali demir bölgesi, Umr Qasr bölgeleri de korsanlık saldırısı nedeni ile rapor edilen ve uyarı alan bölgelerindendir.

Bu yazının güncellendiği tarih Haziran 7, 2019 11:04